ÜÇ FİDAN ÖLÜMSÜZDÜR

06 Mayıs 2018 12:07 | 213 kez okundu

ÜÇ FİDAN ÖLÜMSÜZDÜR

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972’de, bundan tam 46 yıl önce idam edildiler. Üç Fidanımız daha hayatlarının baharında iken, candanlarından çok sevdikleri emekçi halkın kurtuluşu için mücadeleye boylu boyunca daldılar ve onların kurtuluşu için kendi yaşamlarını hiçe saydılar. Üniversite işgalleri, ABD’nin Dolmabahçe’ye demirleyen 6. Filo’sunu protesto eylemleri, Tam Bağımsızlıkçı Mustafa Kemal Yürüyüşleri, işçi-köylü eylemleri gerçekleştirdiler.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının örgütlü mücadeleleri, 1965’te Türkiye İşçi Partisi’ne üye olmalarıyla başladı. 1966’da, Ankara’dan İstanbul’a yürüyen Çorumlu belediye işçileriyle birlikte Taksim’deydiler.

Üniversite yaşamlarında da bütün haksızlıklara karşı çıktılar. 12 Haziran 1968’de yapılan ve öğrencilerin haklarını elde etmesiyle sonuçlanan İstanbul Üniversitesi işgalinde en öndeydiler. Deniz Gezmiş, Temmuzda yeniden İstanbul’a gelen 6. Filo’yu protesto eyleminden sonra yeniden cezaevine girdi. 3 aylık tutukluluğu sırasında, artık bütün Türkiye o ismi tanımıştı. TİP içerisinde Milli Demokratik Devrim tezinin yaygınlaşması için çabalıyor, 2. Kurtuluş Savaşı tezini işliyordu. Yarım kalan bağımsızlık mücadelesinin yeniden başlatılması gerektiğini anlatıyor ve bunun için mücadele ediyordu.

Şubat 1969’da da reform tasarılarını üniversitede yaşama geçirmeyen yönetimi protesto ettiği için cezaevine düştü. Çıktığında bu kez üniversite işgaline önderlik etti. Daha sonra da Filistin’e gitti. Hazirandan Eylüle kadar Filistin’deydi. O dönemde üniversiteden atıldı. Bu karara itiraz etmek için geldiği üniversitede tutuklandı. 18 Eylül 1970’e kadar tutuldu cezaevinde. O süreçte kararını da vermişti. Öğrenci hareketlerinden koparak, Filistin’de planladıkları devrim için harekete geçeceklerdi. Nurhaklar’da yaralı haldeyken vurulup öldürülen arkadaşı Sinan Cemgil ve birlikte idam edildiği Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın da aralarında olduğu arkadaşlarıyla Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu. THKO, ABD Büyükelçiliği önündeki polis kulübesinin kurşunlanması, Ankara Balgat‘taki Tuslog Tesisleri’nden 4 ABD’li askerin kaçırılması gibi eylemleri gerçekleştirdi.

Bu olaydan sonra Deniz’in yaşamı, bazen ODTÜ Yurdu’nda, bazen arkadaş evlerinde geçti. ABD’li askerleri bıraktıktan sonra, Yusuf Aslan’la birlikte önce buldukları bir araç, sonra motorla kaçtı. Artık sınırlı bir kadroyla, dağlardan yürütmek istiyorlardı mücadelelerini. Sivas’a gitti. Şarkışla’da yaralanan Aslan’la kaybettiler birbirlerini. Aslan Elmalı’da yakalandı, Deniz Gezmiş Gemerek’te. Görülmemiş bir hızla yapıldı yargılamalar. Deniz Gezmiş, biliyordu idam edileceğini. Sosyalist Türkiye özlemini haykırmaktan duruşmalarda da vazgeçmedi.

Deniz Gezmiş, son mektubunda babasına, “İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum” dediğinde henüz 25 yaşında idi. Üç Fidanımız, bu kısacık yaşamlarını insanca yaşadılar ve yaşamlarını insanlığın kurtuluş davasına adadılar, kendi hayatlarını hiçe saydılar. Onlar için önemli olan, haksızlığa karşı çıkmak ve bu sömürü sisteminin bir parçası olmamak idi.

Ölümden korkmadılar. İdam kararı çıktı. 27 Mayıs idamlarının rövanşı alınacaktı.

Kampanyalar, uluslararası çağrılar yetmedi idamların durdurulmasına. Tarihe Denizler’i asan adam olarak geçen Ali Elverdi’nin verdiği karar, 6 Mayıs’ta infaz edildi. Ulucanlar Cezaevi’nin avlusunda, asıldılar.

Avukatları Halit Çelenk, yıllar sonra açıkladı, Gezmiş asılırken, idamın arkadaşlarına izlettirildiğini.

Üç Fidan’ımızın darağacında ki son istekleri birbirleriyle görüşmek oldu. 6 Mayıs 1972 günü sabaha karşı saat 01.25'te önce Gezmiş idam sehpasına çıkarıldı.

Son sözleri şöyleydi: "Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm Leninizm'in yüce ideolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın İşçiler, Köylüler."

Saat 02.20'de, arkadaşının idamını izlettirilen Yusuf Aslan idam sehpasında son sözlerini söyledi: "Ben halkımın bağımsızlığı için bir defa ve şerefle ölüyorum. Fakat bizi asan sizler, şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz! Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerikanın hizmetindesiniz. Yaşasın Devrimciler! Kahrolsun Faşizmi!"

Hüseyin İnan Saat 03.00'da idama giderken son sözlerini söyledi: "Ben hiçbir şahsi çıkar gözetmeden, halkın mutluluğu için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım, bundan sonrada bu bayrağı Türkiye halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler ve köylüler,

Kahrolsun Faşizm!"

Ezilen ve sömürülen tüm Türkiye halkının kurtuluşu uğruna, gözlerini kırpmadan ölümü göze alan, 6 Mayıs 1972’de bedence aramızdan ayrılan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı unutmadık, unutturmayacağız. Onlar, inançları uğruna ölümü göğüslediler ve karanlık gecelerde tutuşan yıldız oldular ve yolumuzu aydınlatmaya devam ediyorlar.

Kısa yaşamlarına büyük mücadeleler sığdırdılar, sırtları düşmana dönük ölmediler, vurmayı da vurulmayı da, insanlık davası uğruna asılmayı da, “bize vız gelir” diyerek karşıladılar. Devrim neferi üç yiğit, sloganlarla koştular ölümsüzlüğe. Yiğitçe, başları dimdik Karşılarken ölümü, merhaba dediler ölümsüzlüğe.

Üç Fidanımızın bedence aramızdan ayrılmasının üstünden tam 46 yıl geçti ve yaşadığımız bu günler, o günlerden de daha zor ve çetin günler. Emperyalistler ve onların yerli uşaklarının, emekçi halkımıza saldırısı azgınca devam ediyor. Emekçi Halkımız ölümlerden ölüm beğeniyor. Birinci Kurtuluş Savaşımız ile def ettiğimiz emperyalistler ülkemize SEVR’i yeniden dayatıyorlar.

Tüm Yerel-Sen olarak, emperyalistlerin bu saldırısına karşı, Üç Fidanımızdan devir aldığımız mücadele bayrağını daha da yukarılara çıkartmak için mücadele ediyoruz.

 

Selam Olsun Bizden Önce Geçene!  Selam Olsun Savaşırken Düşene!

ATATÜRKTEN DENİZLERE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!!!

Şube Haberleri

  • 1
    GENEL BAŞKAN VE MYK ÜYELERİ İLE MUĞLA'DA ZİYARETLER GERÇEKLEŞTİRDİK
    GENEL BAŞKAN VE MYK ÜYELERİ İLE MUĞLA'DA
  • 2
    HARCIRAH DAVASINI KAZANDIK
    HARCIRAH DAVASINI KAZANDIK
  • 3
    İTFAİYE ÇALIŞANLARININ DERECE KADRO SORUNUNU TBMM ye TAŞIDIK.
    İTFAİYE ÇALIŞANLARININ DERECE KADRO SORUNUNU T
  • 4
    İTFAİYE EMEKÇİLERİNİN HAFTASI KUTLU OLSUN.
    İTFAİYE EMEKÇİLERİNİN HAFTASI KUTLU OLSUN.
  • 5
    ZABITA HAFTASI KUTLU OLSUN...
    ZABITA HAFTASI KUTLU OLSUN...
  • 6
    BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN ÇALIŞANLARINA YÖNELİK İNSAN HAKKI İHLALİ RESMİYET KAZANDI... (Bu oda bir toplama kampına benzemektedir.)
    BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN ÇALIŞANLARINA Y
  • 7
    İTFAİYE ÇALIŞANLARININ SORUNLARI DERHAL ÇÖZÜLMELİDİR.
    İTFAİYE ÇALIŞANLARININ SORUNLARI DERHAL ÇÖZ
  • 8
    TÜM BEL-SEN ile BEM BİR-SEN MEMURU SÖMÜRMEKTE ANLAŞTI..
    TÜM BEL-SEN ile BEM BİR-SEN MEMURU SÖMÜRMEKTE
  • 9
    Antalya Büyükşehir Belediyesi uygulamalarını TBMM İnsan Haklarını İzleme Komisyonuna ileterek teftiş talebinde bulunduk
    Antalya Büyükşehir Belediyesi uygulamalarını
  • 10
    HAVUZA ATILAN PERSONELİN TAMAMI ESKİ GÖREVİNE GERİ DÖNÜNCEYE KADAR MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK.  HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ.
    HAVUZA ATILAN PERSONELİN TAMAMI ESKİ GÖREVİNE

Hukuk Servisi

Tatil

Dayanışma - Duyuru

SÖZLEŞMELİLERİN KADROYA GEÇİ...
Tümü için Tıklayın!


Birleşik Kamu-iş Konfederasyonu